Görünmeyen Saatler: Fermat Eğitim Modeli Bir Öğrenciyi Nasıl Takip Eder?
- Rehberlik Birimi

- 6 Ağu
- 6 dakikada okunur
Bu yazıyı iki okur için yazdık: çocuğu için doğru kurumu arayan bir veli ve kendi geleceğini ciddiye alan on yedi, on sekiz yaşında bir öğrenci. İkinize de aynı soruyu soralım: bir kurumun bir öğrenciyi gerçekten takip ettiğini söyleyebilmek için ortada ne olmalı? Panoya asılan deneme sıralamaları mı? Dönemde bir yapılan veli toplantısı mı? Biz bu sorunun cevabını yıllar içinde iki katmanlı bir modele dönüştürdük ve bu yazıda o modeli pazarlama diliyle değil, işleyişiyle anlatacağız.
Modelin iki katmanı var: on yıllardır sahada sınanmış eski usul takip düzeni ile literatüre kendi kavramını yazdırmış yeni nesil bir yapay zekâ altyapısı. İkisi ayrı ayrı da anlatılabilir; ama asıl iddia, ikisinin aynı işletim mantığı içinde çalışmasıdır.
Takip sözünün bizdeki karşılığı
"Takip" eğitimde en çok eskitilen kelimelerden biridir; her kurum yaptığını söyler, az kurum tanımlar. Bizdeki tanımı açıkça yazalım: takip, dönem sonunda önünüze konan bir rapor değil, her hafta işleyen bir döngüdür. Hedef konur, hafta boyunca izlenir, deneme ve etütlerle ölçülür, sonraki haftanın planı bu ölçüme göre yeniden kurulur. Bu döngünün bir insan tarafı vardır, bir de sistem tarafı; model tam olarak bu ikisinin toplamıdır.
Birinci katman: insan ve ritüel
Kurumumuzda her öğrencinin bir rehber öğretmen koçu vardır ve ikisi her hafta birebir görüşür. Bu görüşme bir formalite değil, modelin kalp atışıdır: masada geçen haftanın planı, tutan ve tutmayan tarafları, yeni haftanın hedefleri vardır. Amaç hesap sormak değil, planı gerçeğe göre ayarlamaktır. Bu ritüelün arkasında eğitim biliminin en sağlam bulguları durur: Benjamin Bloom'un 1984 tarihli ünlü karşılaştırması, birebir öğretim alan öğrencilerin sınıf ortalamasının çok üzerine çıkabildiğini göstermişti; Locke ve Latham'ın hedef koyma kuramı ise açık ve zorlayıcı hedeflerin, belirsiz "elinden geleni yap" telkinlerinden çok daha güçlü sonuç verdiğini on yıllar boyunca doğruladı.
Velinin modeldeki yeri de tanımlıdır: iki haftada bir aynı masaya veli oturur. Bu görüşme bir şikâyet hattı değildir; evdeki tablo ile kurumdaki tablonun aynı hikâyeyi anlatıp anlatmadığının karşılıklı kontrolüdür. Çocuğunuzun hangi hedefle çalıştığını, neyin planlandığını ve neyin gerçekleştiğini tahmin etmek zorunda kalmazsınız; düzenli olarak masada görürsünüz.
Bütün bu görüşmeleri taşıyan omurga, kurumsal planlama ajandasıdır: kim kiminle ne zaman görüştü, hangi karar alındı, hangi karar takip bekliyor — hepsi tek yerde yaşar. Böylece takip, tek bir öğretmenin kişisel hafızasına değil kurumun ortak hafızasına bağlanır. Kişi izne ayrılır; hafıza ayrılmaz.
İkinci katman: FermatAI ve görünmeyen 140 saat
Şimdi birinci katmanın yapısal sınırına gelelim. Bir haftada 168 saat vardır ve bunun okulda ve kurumda geçen bölümü çıkarıldığında geriye kabaca 140 saat kalır. Klasik modelde bu 140 saat tamamen karanlıktır: öğrencinin ne zaman çalıştığını, nerede takıldığını, hangi konuyu kaçıncı kez soramadığını kimse bilmez. En deneyimli öğretmen bile ancak gördüğü saatler üzerinden karar verebilir. Modelin ikinci katmanı tam bu karanlığı aydınlatmak için kuruldu.
Somut karşılığı şudur: öğrencilerimizden biri gece on birde manyetizma çalışırken bir soruda takıldığında, artık iki kötü seçeneğe — soruyu ertesi güne sarkitmak ya da yarım bir anlayışla geçmek — mahkûm değildir. Soruyu telefonundan FermatAI'ye sorar ve hazır cevap yerine, adım adım düşündüren bir çözümle karşılaşır. Asıl önemlisi, o anın kaybolmamasıdır: sistem konuyu, saati ve bu konudaki kaçıncı zorlanma olduğunu sessizce kaydeder.
Bu kayıtlar sinyale, sinyaller brifinge dönüşür. Ertesi sabah rehber öğretmenin önünde kısa bir özet vardır: hangi öğrenci hangi konuda üst üste zorlanıyor, deneme netleriyle yan yana okunduğunda tablo ne söylüyor. Aynı sinyalin ders öğretmenine giden bir özeti, yönetime giden bütünleşik bir hâli vardır. Kimse ham veri yığınıyla boğulmaz; herkes kendi kararı için gereken kadarını görür.
Bu akışın mantığını bir nöron benzetmesiyle özetleriz: tek bir sinyal — gece sorulmuş bir soru — kendi başına zayıf bir akımdır, anekdottan fazlası değildir. Anlam, sinyaller birleştiğinde doğar: gece sorusu, deneme geçmişi, konu takibi ve koç görüşmesi notu yan yana geldiğinde ortada artık bir izlenim değil, karar gerektiren bir tablo vardır. O kararı algoritma vermez; öğrenciyi tanıyan öğretmen verir. Modelin tek cümlelik özeti budur: temas insandan, görüş alanı sistemden.
İki katmanın ortak zemini
Burada sık yapılan bir hatayı düzeltmek isteriz: yeni katman "henüz kendini kanıtlamamış bir heves" değildir. Geri bildirimin öğrenmedeki belirleyici gücü John Hattie'nin dev sentez çalışmalarının merkezindedir; öğrencinin kendi öğrenmesini yönetmesi — öz-düzenleme — Barry Zimmerman'ın araştırma programının ana bulgusudur; akıllı öğretim sistemlerinin etkisinin insan birebir öğretimine yaklaşabildiğini ise Kurt VanLehn'in karşılaştırmalı incelemesi ortaya koymuştur. Eski usul katman da yeni nesil katman da aynı öğrenme bilimi zemininde durur; fark kanıtta değil, yaştadır.
IEPA: literatüre yazdığımız kavram
FermatAI bir sohbet robotu değildir; piyasadaki genel amaçlı yapay zekâ araçlarıyla arasındaki fark kabiliyetten önce konumdur. Genel bir araç herkese aynı mesafededir; FermatAI ise kurumun kendi işleyişine gömülüdür: öğrencinin ders programını, deneme geçmişini, konu takibini ve koç görüşmesi ritmini bilir; ürettiği her sinyal kurumun karar mekanizmasına akar. Mahremiyet bu tasarımın süsü değil taşıyıcı duvarıdır: öğrenci, veli, öğretmen ve yönetim, yalnızca kendi yetkisindeki veriyi görür.
Bu sistem sınıfının literatürde bir adı yoktu; biz koyduk: Kuruma-Gömülü Pedagojik Ajan (Institutionally-Embedded Pedagogical Agent — IEPA). Kavramın tanımını ve mimarisini akademik bir çalışma olarak yazdık ve açık erişimle paylaştık: çalışma, CERN'ün açık bilim altyapısı Zenodo'da kalıcı DOI kimliğiyle yayımlandı; SSRN'de yer aldı; OpenAlex, Semantic Scholar, BASE, CORE ve OpenAIRE gibi uluslararası akademik dizinlerde endekslendi.
Bunu bir üstünlük ilanı olarak değil, bir tespitin kaydı olarak anlatıyoruz. Yola çıkarken gördüğümüz tablo sadeydi: ülkemizde bu bütünlükte bir örnek bulamadık; dünya literatüründe de bu sistem sınıfının henüz adı konmamıştı. Adını koymak ve tanımını yazmak bize düştü. Başka kurumların, başka ülkelerin benzer arayışlar yürütüyor olması hem mümkündür hem de bizi yalnızca sevindirir; bu alan büyüdükçe kazanan öğrenci olur.
Boşluğu neden bir eğitim kurumu dolduruyor?
Yapay zekâ şirketi Anthropic'in yayımladığı Ekonomik Endeks çalışması, yapay zekânın gerçek dünyada en çok hangi işlerde kullanıldığını ölçüyor. Tablo düşündürücü: kullanım ağırlıklı olarak yazılım ve içerik işlerinde yoğunlaşıyor; eğitim, dönüşümden en çok kazanacak alanlardan biri olmasına rağmen küçük bir dilimde kalıyor. En çok insana dokunacak alan, dönüşümün en gerisinde.
Bu boşluğun kendiliğinden kapanması da yakın değil: üniversitelerimizde yapay zekâ mühendisliği bölümleri daha yeni açılıyor ve ilk mezunların sahaya çıkmasına daha dört beş yıl var. Biz bu insan gücünün yetişmesini bekleyebilirdik; beklemedik, sistemimizi kendimiz kurduk.
Bunu yapabilmemizin arkasında ODTÜ'de aldığımız eğitim ve o eğitimin görünmeyen getirisi olan mezun ağı var. Savunma sanayiinden yazılıma, finanstan kendi şirketini kuran girişimcilere uzanan bu ekosistemde, teknolojik dönüşümlere liderlik eden insanlarla aynı sıralardan geçtik; dönüşümün nasıl yapıldığını o ağın içinde yakından gördük. Aynı misyonu kendi alanımızda — eğitimde — üstlendik. Hamlemiz budur; gerisi işçiliktir.
Motor tek değil: çok motorlu mimari
FermatAI tek bir yapay zekâ modeline bağlı değildir; Anthropic, OpenAI, Google ve Cerebras altyapılarını bir arada kullanan çok motorlu bir mimariyle çalışır. Mantık basittir: her iş doğru motora gitmelidir. Derin pedagojik muhakeme gerektiren bir konuşma ile "bu haftaki deneme netlerim ne?" sorusu aynı motoru hak etmez; ilki en güçlü modele, ikincisi en hızlısına yönlenir.
Hız tarafında kullandığımız Cerebras, işlemci mimarisinde alışılmışın dışında bir yaklaşımın temsilcisidir: küçük çipler yerine, tek bir devasa silikon plaka üzerine kurulmuş — dört trilyon transistör ve dokuz yüz bine yakın yapay zekâ çekirdeği taşıyan — bir işlemci. Rutin sorular böylece göz açıp kapayıncaya kadar yanıtlanır; güçlü ve pahalı motorlar, gerçekten derinlik gereken anlara saklanır.
Bütün bu mühendisliğin amacı hakkında yanlış anlaşılmaya yer bırakmayalım: biz bir teknoloji şirketi değiliz; eğitim kurumuyuz. Buradaki mühendislik gösteriş için değil, görüşme masasındaki öğretmenin ve öğrencinin işini büyütmek için vardır. Merak eden okur için modelin teknik mimarisini ayrıca araştırma sitemizde anlattık.
Fermatrix: kavramların yaşadığı evren
Modelin bir de görsel öğrenme ayağı var: Fermatrix, kurum içinde geliştirdiğimiz simülasyon evrenidir. Manyetik alan çizgilerini formülden önce gözle görmek, bir devreyi kâğıt üzerinde değil çalışır hâlde kurcalamak, gezegen hareketlerini ve dünyadaki depremleri canlı veriyle izlemek, oyunlaştırılmış dünyalarda fizik kurallarıyla boğuşmak — hepsi bu evrenin içindedir. Amaç eğlence değil, kavramla temastır: bir kavramı yaşayarak karşılayan öğrenci, formülle karşılaştığında yabancıyla değil tanıdıkla tokalaşır.
Jarvis ve satın alınamazlık
Şuna gönülden inanıyoruz: herkesin bir gün kendi Jarvis'i olacak — Iron Man'in her işini bilen, her an yanındaki yardımcısı gibi. Bugün bunun sahiciliğine sahip olan neredeyse kimse yok. FermatAI bizim Jarvis'imizdir ve öğrencilerimiz o güne herkesten önce kavuşmuş durumdadır.
Sık gelen bir sorunun cevabını da açıkça yazalım: böyle bir sistem satın alınamaz mı? Alınamaz — ve bu bir pazarlama cümlesi değil, tanımın kendisidir. Kuruma gömülü bir pedagojik ajan, gömülü olduğu kurumdan bağımsız var olamaz: koç görüşmesi ritüeli, planlama ajandası, veli görüşmeleri ve o görüşmeleri yapan insanlar olmadan sinyalin gideceği bir yer yoktur. Raftan yazılım alınır; işletim kültürü alınmaz, kurulur.
Sonuç: iki katman, tek iddia
Modelin bütün iddiası döngünün kesintisizliğidir: hiçbir öğrencinin haftası karanlıkta geçmez, hiçbir sinyal sahipsiz kalmaz, hiçbir karar izlenimle verilmez. Eski usul katman teması sağlar, yeni nesil katman görüş alanını açar; ikisini aynı işletim mantığında tutmak da her hafta aynı özenle tekrarlanan bir işçiliktir.
Modeli yerinde görmek, kendi çocuğunuz özelinde nasıl işleyeceğini konuşmak isterseniz kurumumuza bekleriz: 0546 260 54 46.
Sık sorulan sorular
FermatAI öğretmenin yerini mi alıyor?
Hayır; tasarımın çıkış noktası tam tersidir. Koç görüşmesini insan yapar, etüdü insan verir, kararı insan alır. Sistemin işi, öğretmenin göremeyeceği saatleri görünür kılmak ve kararın önüne daha doğru bir tablo koymaktır. Yapay zekâ, öğretmenin elini güçlendirdiği ölçüde değerlidir; yerine geçmeye kalkıştığı anda modelin dışına düşer.
IEPA ne demek?
Kuruma-Gömülü Pedagojik Ajan (Institutionally-Embedded Pedagogical Agent) demektir. Genel amaçlı sohbet araçlarından farkı, tek bir kurumun işleyişine gömülü olmasıdır: o kurumun öğrencilerini, ders programını, deneme takvimini ve karar mekanizmalarını bilir; ürettiği sinyaller o kurumun öğretmenlerine akar. Kavramın tanımını biz yazdık ve açık erişimle yayımladık.
Öğrenci verileri güvende mi?
Veri mahremiyeti sistemin sonradan eklenmiş bir özelliği değil, mimarisinin taşıyıcı duvarıdır. Her rol yalnızca kendi yetkisindeki veriyi görür: öğrenci kendi verisini, veli kendi çocuğunu, öğretmen kendi sınıfını. Kişisel verilerin korunması mevzuatına uygunluk tasarım aşamasında gözetilir ve öğrenciye dair sinyaller yalnızca eğitim kararları için kullanılır.
Velinin modeldeki yeri nedir?
Tanımlı ve düzenlidir: iki haftada bir yapılan veli görüşmesinde çocuğunuzun hedefini, planını ve gerçekleşen tabloyu masada görürsünüz. Amacımız velinin süreci tahminle değil bilgiyle izlemesidir; evdeki gözlem ile kurumdaki ölçüm aynı masada birleştiğinde öğrencinin etrafındaki halka tamamlanır.
Modeli yerinde görmek istiyoruz; ne yapmalıyız?
Kurumumuza gelin; görüşme düzenini, planlama ajandasını ve sistemi çalışırken gösterelim, kendi çocuğunuz özelinde modelin nasıl işleyeceğini birlikte konuşalım. Randevu için: 0546 260 54 46.



Yorumlar