top of page

Denemeden Önce, Deneme Sırasında, Denemeden Sonra: Kaç Deneme, Hangi Tür, Nasıl Girilir, Yanlışlarla Ne Yapılır?

16 Ağu
6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Ağu

Deneme konusunda herkesin bir görüşü vardır ve görüşler çelişir: kimi "haftada üç tane çöz" der, kimi "konular bitmeden dokunma". İki tavsiyenin de bir haklı tarafı var; ama ikisi de denemenin ne işe yaradığını tam söylemiyor. Bu yazı denemeyi üç zaman dilimine ayırarak ele alıyor — öncesi, sırası ve sonrası — çünkü öğrencinin sorduğu her pratik soru bu üç dilimden birine düşer: hangi tür ve ne sıklıkla (öncesi), süreyi nasıl bölüştürmeli ve takılınca ne yapmalı (sırası), yanlışlarla ne yapmalı ve kötü bir sonucu nasıl okumalı (sonrası). Kurumumuzun Deneme Kulübü bu üç dilimi tek bir haftalık döngüde birleştirir; döngüyü sona bıraktık.

ÖNCESI — Branş mı, genel mi?

"Hangisi daha iyi" sorusu yanlış kurulmuştur; iki araç farklı sorulara cevap verir. Branş denemesi bir dersi büyüteç altına alır: kırk soruluk bir matematik oturumu, hangi konunun tekrar tekrar yanlış gittiğini, genel denemedeki on beş matematik sorusundan çok daha güvenilir biçimde ortaya koyar — aynı konudan çok soru gelince ölçüm hatası küçülür. Konu boşluğu ve yanlış öğrenilmiş kural buradan yakalanır. Genel deneme ise dersin içine değil dersler arası geçişlere bakar: zamanı nasıl paylaştırdınız, hangi sırayla girdiniz, üç saat boyunca dikkatiniz nerede düştü, kötü geçen bir test sonrakini etkiledi mi — branş oturumunda bunların hiçbiri görünmez. Bjork'ların "arzu edilen zorluk" bulgusu iki araç arasındaki öğrenme farkını da açıklar: karışık sırada ve süre baskısı altında çalışmak o an daha zor gelir, ama bilgiyi yeni durumlara taşıyan tam da bu zorluktur; konu testinde başarılı olup denemede aynı konuyu tanımayan öğrenci ancak genel denemede fark edilir. Denge dönemle değişir: hazırlığın başında branş ağır basar (hangi blok kapandı, hangisinde yanılgı sürüyor), sınav yaklaştıkça genel ağır basar (bildiğimi üç saate nasıl sığdırırım); ikisi de hiçbir dönemde tamamen bırakılmaz.

ÖNCESI — Ne zaman, kaç tane?

"Denemeye ne zaman başlayım" sorusunun altında çoğu zaman şu varsayım yatar: deneme çözerek öğrenilir. Roediger ve Karpicke'nin test etkisi deneyleri bunun yarısını doğrular, yarısını çürütür: geri çağırma, öğrenilmiş olanı yeniden okumaya göre çok daha kalıcı kılar; öğrenilmemiş olanı ise sınavla üretemezsiniz. Buradan iki kural çıkar. İlki: hazırlığın ilk haftasından itibaren haftada bir genel deneme — ama harita çıkarmak için, öğrenmek için değil; erken dönemde sayıyı artırmanın faydası azdır, çünkü haritayı değiştiren şey deneme değil aradaki çalışmadır. İkincisi: sınava yaklaştıkça sıklık artar, çünkü denemenin görevi artık ölçmek değil sınav gününü prova etmektir ve prova tekrar ister. Yine de bir uyarı: analiz edilmeyen deneme, sayısı ne olursa olsun, bir öncekinin kopyasıdır; iki denemeyi işleyen öğrenci beş denemeyi işlemeden çözenden daha hızlı ilerler. Aralık da sıklık kadar belirleyicidir — Cepeda ve arkadaşlarının aralıklı tekrar bulgusu burada da geçerlidir: aynı haftaya yığılmış denemeler yerine haftaya yayılmış tek ölçüm hem yorgunluğu azaltır hem düzeltmeye zaman bırakır. Bizde ritmin cumaya çakılmasının nedeni budur.

SIRASI — Süre, sıra, tur

"Süre yetmiyor" şikâyeti nadiren bir yavaşlık sorunudur; çoğunlukla bir bölüştürme sorunudur — ilk teste fazla kalınmış, son teste dakika kalmamıştır. Çözüm hızlanmak değil, her teste önceden bir süre biçip o sınırı denemede tutmayı öğrenmektir; bu bir irade meselesi değil, tekrarla oturan bir refleks meselesidir ve sınav sabahı ilk kez uygulanan süre planı tutmaz. Hembree'nin meta-analizi kaygının zaman algısını da bozduğunu gösterir; denemede oturmuş bir plan, o bozulmaya karşı tutunacak bir çıpadır. Test sırası için tek doğru yoktur, size uyan vardır: en çok net getiren ve en çok dikkat isteyen testi zihin en dinkken almak, moral bozan testi ortaya koymamak — hangisinin size uyduğunu birkaç denemede farklı sıralar deneyip sonuçları karşılaştırarak bulursunuz. Tur stratejisi ise sınavın en pahalı hatasına karşıdır: takılan soruda kalmak. Bir soruya gömülen beş dakika, sonda kolayca çözülecek üç sorunun bedelidir. İlk turda işaretle geç, ikinci turda dön — kuralı kolay, uygulaması zor; çünkü yarım bırakmak insanı rahatsız eder. Bu refleks de yalnız denemede kurulur ve hız-dikkat sorunlu öğrencide tek başına birkaç net oynatır. Optik form, salon disiplini, aynı saatte başlama da provanın parçasıdır; kırka yakın cuma sabahı aynı koşulu yaşamış öğrenci için haziran sabahı bir ilk değildir.

SONRASI — Yanlış defteri işe yarar mı?

Cevap, defterin nasıl tutulduğuna bağlıdır. En yaygın biçim — yanlış soruyu olduğu gibi deftere geçirip altına çözümü yazmak — çoğu öğrencide bekleneni vermez; çünkü kopyalamak, düşünmenin yerini tutmaz. Araştırma bu ayrımda nettir: Chi ve arkadaşlarının öz-açıklama çalışmaları, çözümü kendi kelimeleriyle gerekçelendiren öğrencinin aynı hatayı belirgin biçimde daha az yinelediğini gösterir; Dunlosky ve arkadaşlarının derlemesi ise yeniden yazma ve yeniden okuma türü teknikleri en düşük verimli sınıfa yerleştirir. Verimli defter, soruyu değil yanlışın türünü tutar. Her yanlışın yanına iki kısa not: neden kaçtı (konuyu bilmiyordum / yanlış biliyordum / bilip uygulayamadım / süre-dikkat) ve bunun için ne yapacağım (şu bloğu tamamlamak, şu kuralın koşulunu düzeltmek, şu tipten karışık set çözmek, tur alışkanlığımı değiştirmek). Bu iki not, soruyu kopyalamaktan daha az zaman alır ve çok daha çok işe yarar. Ve tek denemeye bakarak hüküm vermeyin: bir yanlış tesadüftür, iki-üç denemede aynı blokta yinelenen yanlış bir örüntüdür; defterin gücü birikimindedir.

SONRASI — Kötü bir sonucu okumak

Kötü bir denemenin ardından yapılacak ilk şey analiz değildir; o gün kaygı yüksekken yapılan sınıflama bulanık olur, ertesi gün sakin kafayla daha doğru çıkar. İkinci şey, sonuca değil sebebe bakmaktır: aynı net iki öğrencide bambaşka nedenden doğabilir. Deci ve Ryan'ın öz-belirleme kuramı yetkinlik duygusunun ilerlemeyi görmekle beslendiğini söyler; türleri sınıflanmış yanlışlar, netin düştüğü bir haftada bile "şu blok kapandı, şu tür azaldı" gibi bir ilerleme gösterir. Net iner, yetkinlik duygusu ayakta kalır. Bir de ölçek meselesi: kurum içi deneme dar bir havuzda karşılaştırır ve tabloyu iki yöne de çarpıtabilir — sınıf birincisinin Türkiye'deki yerini sınıf içi sıralama söyleyemez. YKS bir ülke sıralamasıdır; iyi ya da kötü bir sonucun anlamı ancak on binlerce kişilik aynı ölçekte okunur.

Üç zamanı tek döngüye bağlamak

Yukarıdaki cevapların ortak zaafı, hepsinin öğrencinin sürekliliğine yaslanmasıdır; her cuma sınav, her hafta sonu sınıflama, her pazartesi plan — kağıt üzerinde tutarlı, sahada üçüncü hafta kırılgan. Zimmerman'ın öz-düzenleme araştırması bu döngünün öğrenilebilir ama kendiliğinden oluşmayan bir beceri olduğunu söyler. Kurumumuzda döngü öğrencinin iradesine değil kurumun ritmine bağlanır. Deneme Kulübü'nde her cuma, ülke genelinde on binlerce — bazı haftalar seksen-yüz bin — öğrencinin girdiği havuzda değerlendirilen bir deneme yapılır; sonuç yalnız bir net değil, ders ve konu kırılımında yanlış-türü raporudur — yani "sonrası" bölümünün sınıflama işi öğrenciye hazır teslim edilir. Kuruma gömülü yapay zekâ altyapımız FermatAI, deneme geçmişini konu takibi ve öğrencinin ders dışı saatlerde sorduğu sorularla çapraz okur; üç haftadır aynı blokta yinelenen yanlış, gece sorulan aynı türden bir soruyla üst üste gelince rehber öğretmenin sabah brifingine düşer. Pazartesi koçluk görüşmesinde haftanın planı — branş mı genel mi, hangi blok, kaç deneme — kurumsal planlama ajandasına yazılır; kararı veren yazılım değil, öğrenciyi tanıyan insandır; gerekirse branş öğretmeniyle birebir kurulur; ertesi cuma yeniden ölçülür. Hattie'nin geri bildirim sentezi döngünün neden işlediğini söyler: geri bildirim yalnız doğru çözünürlükte ve zamanında geldiğinde öğrenmeyi büyütür. Eğitim modelimizin bütününü ayrı bir yazıda anlatmıştık; özeti tek cümledir: temas insandan, görüş alanı sistemden.

Sonuç

Deneme bir ölçüm aracıdır; değerini doğru zamanda, doğru koşulda uygulanması ve sonucunun bir plana bağlanması belirler. Öncesinde branş dersin içine, genel dersler arasına bakar; başlangıçta harita, sona doğru prova için girilir. Sırasında süre, sıra ve tur birer alışkanlığa dönüşür. Sonrasında yanlış kopyalanmaz, türüne göre ayrılır. Bütün bunları bir döngüye bağlamak, planı üçüncü haftadan haziran'a taşır. Kendi denemenizle bu döngüyü yerinde görmek isterseniz kurumumuza bekleriz: 0546 260 54 46.

Başlıca kaynaklar

Roediger & Karpicke (2006), Test-Enhanced Learning, Psychological Science 17(3) · Cepeda vd. (2006), Distributed Practice in Verbal Recall Tasks, Psychological Bulletin 132(3) · Bjork & Bjork (2011), Making Things Hard on Yourself, But in a Good Way · Hembree (1988), Test Anxiety, Review of Educational Research 58(1) · Chi vd. (1989), Self-Explanations, Cognitive Science 13(2) · Dunlosky vd. (2013), Effective Learning Techniques, Psychological Science in the Public Interest 14(1) · Zimmerman (2002), Becoming a Self-Regulated Learner, Theory Into Practice 41(2) · Hattie (2009), Visible Learning · Deci & Ryan (2000), Goal Pursuits, Psychological Inquiry 11(4).

Sık sorulan sorular

Haftada kaç deneme çözmeliyim?

Başlangıçta haftada bir genel deneme haritayı çıkarmaya yeter; sınav yaklaştıkça sıklık artar çünkü amaç provaya döner. Sayıdan önce analiz gelir: işlenmeyen deneme bir öncekini yineler.

Branş denemesine ne zaman başlamalıyım?

Bir bloğu tamamladığınıza inandığınız an — branş oturumu o inancı sınar. Erken dönemde branş, geç dönemde genel ağırlıklı; ikisi de tamamen bırakılmaz.

TYT'de testleri hangi sırayla çözmeliyim?

Size uyan sırayı denemede bulursunuz: en çok net getiren test zihin dinkken, moral bozan test ortada değil, her teste önceden biçilmiş süreyle. Birkaç sırayı sınayıp sonuçları karşılaştırın.

Yanlış defterine ne yazmalıyım?

Soruyu değil iki notu: yanlışın türü ve bir daha olmaması için atacagınız adım. Kurumumuzda bu sınıflama deneme raporunun içinde hazır gelir.

Deneme Kulübü'ne kurum öğrencisi olmadan katılabilir miyim?

Evet; her cuma Türkiye geneli denemeye girip sonucunuzu ve raporunuzu alırsınız. Ölçümü haftalık plana çeviren koçluk döngüsü kurum programına aittir; farkı görüşmede açıkça konuşuruz. Randevu: 0546 260 54 46.

Yorumlar


bottom of page