top of page

Netiniz Neden Yerinde Sayıyor? TYT ve AYT'de Dört Takılma Nedeni ve Her Biri İçin Doğru Çalışma

16 Ağu
7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 17 Ağu

Sonbaharın ilk denemeleri geldiğinde kurumumuzda aynı cümleyi farklı ağızlardan duyarız: "Çok çalışıyorum ama netim yerinde sayıyor." Cümle samimidir ve çoğu zaman doğrudur — öğrenci gerçekten çalışıyordur. Yanlış olan çaba değil, çabanın adresidir. Bu yazıda, netin neden takıldığını tek bir sebebe indirgeyen "daha çok soru çöz" tavsiyesinin neden çoğu öğrencide işe yaramadığını ve onun yerine ne yapılması gerektiğini anlatacağız. Muhatabımız, deneme sonucunu elinde tutup "şimdi ne yapacağım" diye soran öğrenci ve o soruyu evde duyan veli.

Tek bir sebep yok, dört sebep var

Bir denemede kaybedilen her sorunun arkasında dört olası hikâyeden biri vardır ve bu dört hikâye birbirinden farklı ilaç ister. Birincisi temel boşluğudur: konu hiç öğrenilmemiş ya da unutulmuştur; belirtisi, o konunun sorularının sürekli boş bırakılması ya da rastgele işaretlenmesidir. İkincisi yanlış öğrenilmiş kuraldır: öğrenci konuyu bildiğinden emindir ama kuralı yanlış koşulda uygular; belirtisi, aynı konuda kararlı ve emin yanlışlardır — en tehlikelisi budur, çünkü öğrenci tekrar etmeye gerek görmez. Üçüncüsü tanıyamamadır: konu testinde başarılı olan öğrenci, aynı konuyu karışık denemede ya da farklı bir sunumda tanıyamaz; belirtisi, konu çalıştıkça konu testinin yükselip denemenin yerinde saymasıdır. Dördüncüsü süre ve dikkattir: bilgi de uygulama da vardır; süre biter ya da işlem hatası yapılır; belirtisi, süresiz çözüldüğünde doğru olan sorunun denemede yanlış çıkması ve yanlışların testin sonuna yığılmasıdır.

Bu ayrım neden bu kadar önemli? Çünkü dört hikâyeye aynı reçeteyi yazmak, en az ikisinin haftasını boşa harcamak demektir. Anders Ericsson'un amaçlı pratik çerçevesi, gelişmenin çalışma hacminden değil, kişinin kendi yetersizlik sınırına özel tasarlanmış ve geri bildirimli çalışmadan geldiğini gösterir; John Hattie'nin sentezi ise geri bildirimin ancak doğru çözünürlükte olduğunda öğrenmeyi büyüttüğünü söyler. "Matematik netin düşük" düşük çözünürlüktür; "problemlerde dört boş, geometride iki emin-yanlış, son beş soruya süre kalmamış" yüksek çözünürlüktür ve doğrudan bir plana çevrilebilir. İlk adım bu yüzden yeni bir kaynak değil, elinizdeki son iki denemenin yanlışlarını bu dört kutuya dağıtmaktır. Tek bir ipucu: kutuyu doğru seçebilmek için işaretlerken "emindim / tahmin ettim" notu düşmeniz gerekir; yanlış kural ile temel boşluğunu ayıran tek şey o nottur.

Türkçe ve paragraf: sorun bilgi değil, işlem

Türkçe testinde öğrencilerin en büyük yanılgısı, sorunun bilgi eksiği olduğunu sanmaktır. Oysa paragraf sorularında kaybedilen netin büyük çoğunluğu iki işlem hatasından gelir. Birincisi "iki seçenek arasında kalma"dır: bu bir çıkarım hatasıdır, tanıyamama profilinin sözel karşılığıdır ve ilacı daha fazla paragraf çözmek değil, elenen seçeneğin neden yanlış olduğunu bir cümleyle yazılı gerekçelendirmektir. Michelene Chi ve arkadaşlarının öz-açıklama bulgusu tam bunu söyler: çözümü kendine açıklayan öğrenci aynı hatayı çok daha az tekrarlar. İkincisi süredir: metin bittiğinde zaman bitmiştir, son sorular boş kalır. Bunun ilacı hızlı okumak değil, geri okumayı azaltmaktır — soruyu önce okuyan öğrenci metne ne arayacağını bilerek girer. Dil bilgisinde ise gerçek bir bilgi bloku vardır ama küçüktür ve kısa aralıklı tekrarla kapanır; buradaki emin-yanlışlar (ek fiil, öge ayrımı gibi) yanlış-kural profilidir ve kuralı yeniden okumakla değil karşı örnekle kırılır.

Sosyal bilimler ve din kültürü ise tam tersi bir tablodur: burada yanlışın büyük çoğunluğu gerçekten bilgi ve unutmadır. Doğru çalışma bu yüzden "konuyu bir daha okumak" değildir — Dunlosky ve arkadaşlarının kapsamlı incelemesi yeniden okumayı en düşük etkili tekniklerden biri sayar. Doğru çalışma, Roediger ve Karpicke'nin deneylerle gösterdiği test etkisidir: bilgiyi kitaptan değil, kapalı kitapla geri çağırarak pekiştirmek. Sosyal netini artırmak isteyen öğrenci için reçete kısadır: konu başına kısa geri çağırma testleri, haftaya yayılmış tekrar, sonra soru.

Matematik ve geometri: dört profil aynı sınıfta

Matematik, dört takılma nedeninin dördünün de yoğun görüldüğü ve bu yüzden en çok yanlış reçetenin yazıldığı derstir. Netin çok düşük olduğu tabloda mesele neredeyse her zaman temel boşluğudur ve buradaki en yaygın hata "çok soru çözerek öğrenmeye" çalışmaktır. Matematik bir bilgi yığını değil bir ön koşul zinciridir: sayılar, üslü-köklü ifadeler, çarpanlara ayırma ve birinci derece denklem oturmadan problem sorusuna girmek, temelsiz duvara kat çıkmaktır. John Sweller'ın bilişsel yük kuramı mekanizmayı açıklar: ön koşulu otomatikleşmemiş öğrenci, problemde hem işlemi hem kurguyu aynı anda taşımak zorunda kalır ve zihinsel yük taşar. Bu öğrenci için doğru sıra: her hafta bir-iki temel blok, o bloğun konu testi, ancak ondan sonra karışık soru; deneme ise haftada bir ve yalnız ölçüm için.

Orta bantta iki profil öne çıkar. Yanlış-kural profili sinsidir — mutlak değerin işaret koşulu, olasılıkta bağımlı-bağımsız olay, geometride benzerlik ile eşlik gibi klasik yanılgı yuvaları; öğrenci emindir, cevap yanlıştır ve tekrar etmeye gerek görmez. İlacı anlatımı tekrarlamak değil, öğrencinin kendi hatalı kuralını uyguladığında açıkça saçma bir sonuç üreten bir örnekle onu yüzleştirmektir. Tanıyamama profili ise "konu testinde iyiyim, denemede kötüyüm" cümlesinin ta kendisidir; Bjork'ların "arzu edilen zorluk" kavramı burayı açıklar: konuları karışık sırada ve aralıklarla çalışmak o an daha zor ve daha az tatmin edici gelir, ama bilgiyi yeni bir kılıkta tanımayı sağlayan tek yol budur. Bu öğrenciye konu tekrarı yazmak israftır; karışık set ve süreli branş oturumu gerekir. Üst bantta ise mesele neredeyse yalnız süre-dikkattir: bilen ama yetişemeyen öğrenci. Ona yeni konu, zor soru ya da fazladan kaynak yüklemek neti düşürebilir; ihtiyacı soru seçimi ve tur alışkanlığıdır — takılan soruyu ilk turda geçip sonra dönmek, testler arası süre bölüşümünü denemede oturtmak. Geometri, yanlış-kural ile tanıyamamanın en çok kesiştiği alt alandır; sıfırdan başlayan için sıra önce temel kavramlar ve yardımcı çizgi alışkanlığı, sonra formül, en son karışık sorudur.

Fen: üç ders, üç farklı baskın neden

"Fen çalışmak" diye tek bir şey yoktur; üç dersin baskın takılma nedeni farklıdır ve üçünü aynı saate sıkıştıran öğrenci üçüne de yanlış dozu verir. Fizikte mesele çoğunlukla yanlış kural ve modelleme eksiğidir: formül ezberlenmiştir ama fiziksel model kurulamamıştır; grafik okunur, anlamı kurulamaz. Doğru çalışma formül tekrarı değil nitel akıl yürütmedir — sayısal çözmeden önce "burada ne olur, neden" sorusuna sözlü cevap vermek. Kimya bilgi ile uygulamanın karışımıdır: mol ve tepkime hesapları tanıyamama profiliyle (karışık soruyla) çalışılır, organik ve periyodik bilgi geri çağırma testiyle. Biyoloji ise ağırlıkla bilgi ve unutmadır — yani sosyal bilimlerdeki gibi, yeniden okuma yerine kapalı kitapla geri çağırmaya en iyi cevap veren derstir.

AYT'de mesele zorluk değil, uzunluk

AYT'de neti yükseltmek TYT'ye göre daha güçtür; sebep soruların daha "zor" olması değil, daha uzun olmasıdır. Tipik bir AYT sorusu birkaç basamağı ve birden çok kavramı birlikte ister; zincirde tek halka koparsa soru gider. Bu yapı, takılma nedenlerinin ağırlığını da değiştirir: burada yanlış kural ve tanıyamama öne çıkar; süre-dikkat yalnız en üst bantta belirleyici olur. AYT matematiğinin klasik cümlesi "konuyu biliyorum ama soruda yapamıyorum"dur ve bu, tanım gereği tanıyamamadır: türev, integral, limit, trigonometri gibi bloklarda kavramın kendisi çoğunlukla biliniyordur; bilinmeyen, sorunun bu kavramları hangi bileşimle istediğidir. Doğru çalışma iki aşamalıdır: önce her blok için bir kavram haritası (hangi tanım hangi teoremle, hangi soru tipiyle birleşiyor), sonra karışık ve süreli setler. VanLehn'in bire bir öğretim üzerine incelemesi, birebir dersin bu profilde neden özellikle işe yaradığını gösterir: çok basamaklı bir çözümde öğrencinin nerede koptuğunu, yanında oturan öğretmen görür; sınıf anlatımı zincirin ortasına bakamaz. AYT fizikte yanlış kural baskındır; kimya ve biyolojide TYT'deki dağılım büyüyerek sürer, üzerine sistemler arası bağlantıyı soran uzun sorular eklenir — orada da "birine anlatır gibi yaz" tekniği en verimli yoldur.

En çok gördüğümüz üç yanlış eşleşme

Sahada zamanın büyük bölümü üç yanlış eşleştirmeye gider. Temel boşluğu olan öğrenciye deneme yüklemek: haftada iki-üç deneme, öğrenmenin yerine ölçmeyi koymaktır; sınav etkisi bilineni pekiştirir, hiç öğrenilmemiş olanı üretmez. Tanıyamama profiline konu tekrarı vermek: konu testinde iyi olan öğrenciye "bir daha çalış" demek en yaygın boşa harcamadır; o zaten biliyordur, tanımadığı şey sorunun kılığıdır. Süre-dikkat sorununa yeni konu açmak: üst bantta neti kilitleyen bilgi değil zaman ve seçimdir; fazladan yük neti aşağı çeker. Üç hatanın kökü ortaktır: yanlışın türüne değil, netin sayısına bakarak reçete yazmak.

Fermat'ta bu teşhis kimin işi?

Yukarıdaki çerçeveyi kağıt üzerinde her öğrenci uygulayabilir; sahada işleyip işlememesi ise tek bir soruya bağlıdır: yanlışın türünü kim, hangi sıklıkla, hangi veriden okuyacak? Bizde bu yük öğrenciye bırakılmaz. Cuma günleri girilen Türkiye geneli denemenin raporu yalnız bir net değildir; ders ve konu kırılımında yanlış-türü dökümüdür — dörtlü sınıflama öğrenciye hazır ulaşır. Kuruma gömülü yapay zekâ altyapımız FermatAI, deneme geçmişini konu takibi ve öğrencinin ders dışı saatlerde sorduğu sorularla çapraz okur; aynı blokta üç haftadır yinelenen emin-yanlış, gece sorulan aynı türden bir soruyla üst üste geldiğinde bir izlenim olmaktan çıkıp bir tabloya dönüşür ve rehber öğretmenin sabah brifingine düşer. Pazartesi öğrenciyle rehber öğretmen koçu bir araya gelir; hangi blok, hangi profil, ne dozda — kararı yazılım değil, öğrenciyi tanıyan insan verir ve planlama ajandasına işler. Karar birebir gerektiriyorsa (özellikle yanlış-kural ve AYT tanıyamama profillerinde) branş öğretmeniyle oturum kurulur; Bloom'un klasik çalışması birebir öğretimin gücünü göstermişti, bizim katkımız bu gücü doğru profile yöneltmektir. Ertesi cuma yeniden ölçülür ve döngü kapanır. Eğitim modelimizin bütününü ayrı bir yazıda ele almıştık; özeti tek cümledir: temas insandan, görüş alanı sistemden.

Sonuç

Netin yükselmesinin bir sırrı yok; bir adresi var. Aynı bir saat, doğru soruna harcandığında birkaç saatlik iş görür; yanlış soruna harcandığında boşa gider. "Netim yerinde sayıyor" cümlesini dört soruya bölün — bilmiyor muyum, yanlış mı biliyorum, tanıyamıyor muyum, yetişemiyor muyum — cevabın dersten derse değiştiğini göreceksiniz. Kendi denemenizle bu teşhisi birlikte koymak isterseniz kurumumuza bekleriz: 0546 260 54 46.

Başlıca kaynaklar

Ericsson, Krampe & Tesch-Römer (1993), Deliberate Practice, Psychological Review 100(3) · Hattie (2009), Visible Learning · Chi vd. (1989), Self-Explanations, Cognitive Science 13(2) · Dunlosky vd. (2013), Effective Learning Techniques, PSPI 14(1) · Roediger & Karpicke (2006), Test-Enhanced Learning, Psychological Science 17(3) · Sweller (1988), Cognitive Load, Cognitive Science 12(2) · Bjork & Bjork (2011), Making Things Hard on Yourself, But in a Good Way · VanLehn (2011), Human Tutoring vs. Tutoring Systems, Educational Psychologist 46(4) · Bloom (1984), The 2 Sigma Problem, Educational Researcher 13(6).

Sık sorulan sorular

Yanlışın türünü nasıl anlarım?

Son iki denemenin her yanlışının yanına iki not düşün: işaretlerken emin miydiniz, tahmin mi ettiniz; ve süresiz çözseniz yapar mıydınız. Emin+yanlış = yanlış kural; tahmin/boş = temel boşluğu; süresiz doğru = süre-dikkat; konu testinde doğru denemede yanlış = tanıyamama.

Matematiğe sıfırdan başlıyorum; önce ne çalışmalıyım?

Ön koşul zincirinin başından: sayılar, üslü-köklü, çarpanlara ayırma, birinci derece denklem, temel problemler — her blok kendi konu testiyle kapatılıp sonrakine geçilir. Bu aşamada deneme haftada bir ve yalnız ölçüm için.

Paragrafı her gün çözüyorum, neden artmıyor?

Günlük sayı hacimdir, hedef değil. İki seçenek arasında kalıyorsanız elenen seçeneğin gerekçesini yazılı çıkarın; süre bitiyorsa soruyu önce okuyup geri okumayı azaltın. İkisi farklı çalışmadır.

AYT'de konuyu biliyorum ama soru gelince yapamıyorum; ne yapmalıyım?

Bu tanıyamama profilidir: konu tekrarı değil, bloğun kavram haritası + karışık ve süreli setler gerekir. Çok adımlı çözümde nerede koptuğunuzu görmek için birebir çalışma bu profilde özellikle etkilidir.

Bu teşhisi Fermat'ta kim yapıyor?

Cuma Türkiye geneli denemenin yanlış-türü raporu kurumdan hazır gelir; FermatAI sinyalleri birleştirir; pazartesi koçluk görüşmesinde rehber öğretmen plana çevirir; gerekirse branş öğretmeniyle birebir kurulur. Randevu: 0546 260 54 46.

Yorumlar


bottom of page