top of page

AYT Matematik Nasıl Çalışılır? Dört Çalışma Evresi ve Haftalık Ritim — 'Konuyu Biliyorum ama Yapamıyorum'un Çözümü

Kurumumuzda AYT matematik görüşmelerinin neredeyse hepsi aynı cümleyle açılır: "Konuyu anlıyorum, hocam anlatınca da anlıyorum, ama soru karşıma gelince elim durmuyor — duruyor." Bu cümle bir kusur itirafı değil, tam bir teşhis raporudur; yalnız doğru okunması gerekir. Söylenen şey "bilmiyorum" değildir. Söylenen şey, bilinen bir şeyin sınav koşulunda çağrılamamasıdır. Öğrenme bilimi bu ikisini yıllardır ayırır ve ayırdığı yerde çok net bir sonuç çıkar: AYT matematikte netin artmaması, çoğu zaman bilgi sorunu değil, çalışmanın yanlış evrede takılması sorunudur.

Bu yazı o evreleri anlatıyor. Bir konunun ilk kez öğrenildiği andan sınavda otomatik olarak çıktığı âna kadar dört evre vardır; her evrenin kendi çalışma biçimi, kendi tehlikesi ve kendi belirtisi vardır. Öğrencilerin büyük çoğunluğu ya birinci evrede sıkışır (konu videosunu bir daha izler) ya da üçüncü evreyi tamamen atlar (karışık soruya hiç geçmez). İkisinin de sonucu aynıdır: haftalar geçer, net yerinde sayar. Yazının sonunda bir haftanın bu dört evreye nasıl bölüneceğini, Maarif Modeli'nin beceri dilinin AYT sorusunu nasıl değiştirdiğini ve bu ritmin kurumumuzda kimin gözetiminde işlediğini bulacaksınız. Sorunun anatomisini — bir AYT sorusunun beş halkalı zincirini ve zincirin nerede koptuğunu — fermatvip'teki AYT matematik yazımızda ayrıntılı ele almıştık; burada aynı meseleye çalışmanın ritmi tarafından bakıyoruz.

Dört evre: bilgi nasıl beceriye dönüşür?

Bilişsel bilimin en tutarlı bulgularından biri, bir becerinin "öğrenilmiş" sayılabilmesi için tek bir olayın değil, bir dizi evrenin gerekmesidir. AYT matematik için bu dizi dört adımda özetlenebilir:

  • Evre 1 — Çözümlü örnek: konu yeni öğrenildiğinde, soruyu kendi çözmeye çalışmak yerine çözülmüş bir örneği adım adım kendine açıklamak. Sweller ve Cooper (1985) cebir öğrenen öğrencilerde bunun daha kısa sürede daha iyi transfer ürettiğini göstermiştir; sebebi bilişsel yüktür — acemi zihin sorunun kurgusunu ve işlemi aynı anda taşıyamaz.

  • Evre 2 — Solan örnek: çözümün bir-iki adımı silinmiş örnekleri tamamlamak; sonra daha çok adımı silinmiş olanları. Bu evre, örnekten bağımsız çözüme köprüdür ve en çok atlanan evredir: öğrenci ya örnekte kalır ya da doğrudan sıfırdan çözmeye atlar.

  • Evre 3 — Karışık pratik: konusu belli olmayan, birbirine karışmış sorular. Rohrer ve Taylor (2007), matematik problemlerini konuya göre bloklamak yerine karıştırarak çalışan öğrencilerin, çalışırken daha çok hata yapmalarına rağmen sınavda belirgin biçimde daha başarılı olduğunu ölçmüştür. AYT'nin "bu soru hangi konudan?" sorusu yalnız burada öğrenilir.

  • Evre 4 — Süreli prova: süre altında, deneme koşulunda çözüm. Zaman baskısı ayrı bir değişkendir; süresiz doğru çözülen soru süreli yanlış çıkabilir. Bu evre çalışmanın sonu değil, ölçümüdür.

Dört evrenin sırası vardır ama zamanı yoktur: kimi konu bir haftada dördüncü evreye çıkar, kimi konu üç hafta ikinci evrede kalır. Öğrencinin işi "konuyu bitirmek" değil, konuyu bir evre ileri taşımaktır. Bu bakış, "türev bitti mi?" sorusunu anlamsızlaştırır; doğru soru "türev hangi evrede?"dir.

Belirtiler: hangi evrede takıldığınızı deneme söyler

Evrelerin en güzel yanı, her birinin denemede farklı iz bırakmasıdır. Bu izleri okumayı öğrenen öğrenci, kimseye sormadan kendi teşhisini koyabilir.

Evre 1'de takılan öğrenci soruyu görünce başlayamaz; çözümü görünce "aa, kolaymış" der; aynı konunun konu testinde bile zorlanır. Belirti: boş bırakma ve "nereden başlayacağımı bilemedim" cümlesi. Bu öğrenciye "çok soru çöz" demek, yüzme bilmeyeni derin suya atmaktır; ona çözümlü örnek ve solan örnek gerekir.

Evre 2'de takılan öğrenci örneği anlar, benzerini yapar, biraz farklısında kalır. Belirti: konu testinin ilk yarısı doğru, ikinci yarısı yanlış; "örneğe bakınca yapıyorum" cümlesi. Bu öğrenciye daha çok örnek değil, daha çok solan örnek gerekir — adımları kendisinin doldurduğu.

Evre 3'ü atlayan öğrenci AYT'nin en kalabalık profilidir: konu testlerinde iyi, denemede yerinde sayan öğrenci. Belirti: "konuyu biliyorum ama soruda yapamıyorum." Sorun bilgi değil, sorunun kılığını tanımamaktır; konu testinin başlığı bu işi öğrenci adına yapar, deneme yapmaz. Bu öğrenciye konu tekrarı yazmak en yaygın israftır; ona karışık set gerekir. Bjork ve Bjork'un (2011) "arzu edilen zorluk" kavramı bunu açıklar: karışık çalışmak o an daha zor ve daha az tatmin edicidir, ama kalıcı öğrenmeyi üreten şey tam da o zorluktur.

Evre 4'te takılan öğrenci süresiz her şeyi çözer, denemede yetişemez ya da işlem hatası yapar. Belirti: yanlışların testin sonuna yığılması, "evde yapıyorum, sınavda olmuyor" cümlesi. Bu öğrenciye yeni konu ya da zor soru vermek neti düşürür; ona prova, soru seçimi ve tur alışkanlığı gerekir. Deneme provasını nasıl kurduğumuzu denemeyi üç zamana bölen yazımızda anlatmıştık.

AYT sorusu neden evre 3'ü zorunlu kılar?

TYT sorusu çoğunlukla tek konudan gelir ve tek adımda biter; AYT sorusu ise birden çok kavramı aynı anda çağırır ve birden çok adımda çözülür. Türevin işaretiyle monotonluğu, oradan denklemin kök sayısını isteyen bir soru; integralde alan ile belirli integralin işaretini birlikte soran bir soru; trigonometride birim çember ile denklem çözümünü birleştiren bir soru. Bu yapı, "konuyu bilmek"le "soruyu tanımak" arasındaki farkı büyütür: kavramların her biri biliniyor olabilir, bilinmeyen hangilerinin birlikte istendiğidir. Bu tanıma becerisi konu testinde gelişmez; çünkü konu testi hangi kavramın isteneceğini başlığıyla söyler.

Schoenfeld'in (1985) uzman ve acemi problem çözücüleri karşılaştıran çalışması buradaki farkın işlem bilgisinde değil, kontrol katmanında — hangi bilginin ne zaman devreye alınacağına karar veren üst katmanda — olduğunu göstermiştir. Kontrol katmanı, karışık soruyla ve yalnız karışık soruyla gelişir. Pólya'nın (1945) klasik dört adımı — anlama, plan, uygulama, geriye bakma — AYT'de tam bu yüzden değerlidir: öğrenci çoğu zaman uygulamayı bilir; anlama ve plan adımlarını atlar.

Konu sırası: omurga önce

Dört evre "nasıl" sorusuna cevaptır; "hangi sırayla" sorusu ayrıdır ve AYT matematikte cevabı önkoşul ilişkisi verir. Fonksiyon kavramı, polinomlar ve ikinci dereceden denklem-eşitsizlik bir omurgadır; limit, türev ve integral bu omurganın dilini konuşur. Omurga oturmadan analize geçen öğrenci her türev sorusunda iki iş birden yapar — hem fonksiyonu anlamaya çalışır hem türevi — ve Sweller'ın (1988) bilişsel yük kuramının tarif ettiği taşma yaşanır. Trigonometri, logaritma-üstel, diziler ve olasılık ise omurgaya görece bağımsızdır; analize paralel yürütülebilir.

Kalan süreye göre bu sıranın nasıl takvime döküleceğini sınava ne kadar kaldıysa yazımızda vermiştik. Burada ilke tek cümledir: önkoşulu oturmamış konuya girmek konuyu değil özgüveni çalışmaktır — ve AYT'de özgüven, kaygının en büyük düşmanı ya da en büyük dostudur (Ramirez vd., 2011).

Bir hafta nasıl görünür?

Dört evreyi haftaya çevirirken en sık yapılan hata, haftayı konulara bölmektir ("pazartesi türev, salı integral"). Doğru bölme evrelere göredir; çünkü aynı hafta içinde farklı konular farklı evrelerde olur. Somut bir örnek: türev evre 3'te, integral evre 1'de, trigonometri evre 4'te olan bir öğrencinin haftası şöyle kurulur —

  • İntegral (evre 1→2): haftada üç kısa seans; ilk seans çözümlü örnek okuma ve her adımı kendine açıklama (Chi vd., 1989'un öz-açıklama bulgusu: çözümü kendine anlatan öğrenci aynı hatayı çok daha az tekrarlar); sonraki iki seans solan örnek. Konu testi yok — henüz erken.

  • Türev (evre 3): iki seans karışık set — türevle birlikte fonksiyon, limit ve grafik sorularının karıştığı setler; her yanlışa tek cümle gerekçe: "neyi tanımadım?"

  • Trigonometri (evre 4): haftada bir süreli branş denemesi; sonrasında yalnız süre ve seçim analizi, konu tekrarı yok.

  • Cebir akıcılığı (her gün): on dakikalık işlem egzersizi — çarpanlara ayırma, sadeleştirme, üslü-köklü. Bu, işlem hatasını azaltan tek şeydir ve hiçbir evreye bağlı değildir.

Bu haftanın toplam süresi klasik "her gün 50 soru" düzeninden azdır; farkı, saatin doğru evreye konmasıdır. Ericsson ve arkadaşlarının (1993) amaçlı pratik çerçevesi tam bunu söyler: ilerleme çalışma hacminden değil, kişinin yetersizlik sınırına özel tasarlanmış, geri bildirimli görevlerden gelir.

Yazılı gerekçe: en ucuz, en etkili alışkanlık

Dört evrenin hepsinde geçerli tek bir alışkanlık vardır ve öğrencilerin çoğu onu "zaman kaybı" sanır: yanlış çıkan sorunun doğrusunu görmek değil, neden o yola girildiğini tek cümleyle yazmak. Hattie ve Timperley (2007), geri bildirimin ancak "neredeyim, nereye gidiyorum, sıradaki adım ne" üçlüsünü kapattığında öğrenmeyi büyüttüğünü göstermiştir; öğrencinin kendine verdiği en iyi geri bildirim, yanlışının türünü adlandırmasıdır. "Kökü yanlış okudum", "hangi kavramların istendiğini görmedim", "grafik çizmeliydim", "işaret hatası", "kontrol etmedim" — beş etiketten oluşan basit bir defter, üç haftada öğrencinin kendi takılma haritasını çıkarır. Bu harita, evre teşhisinin öğrencinin elindeki en somut kanıtıdır. Beş etiketin arkasındaki zincir mantığını fermatvip'teki yazımızda açmıştık.

Maarif Modeli'nin beceri dili AYT matematiği nereye taşıyor?

2024 programı matematik çıktısını beş alan becerisiyle tanımlar: matematiksel muhakeme, problem çözme, matematiksel temsil, veriyle çalışma ve veriye dayalı karar verme, matematiksel araç ve teknolojiyle çalışma (MEB, 2024). Bu dilin sınava yansımasını Maarif Modeli'nde matematiğin farkını anlattığımız yazımızda ele almıştık; AYT'ye düşen payı iki cümleyle özetleyelim.

Birincisi: beceri dili, sorunun ağırlığını işlemden tanıma ve temsile kaydırır — "şu integrali hesapla" yerine "şu grafiğin altındaki alanın hangi aralıkta hangi işaretle toplandığını gerekçelendir"; tek temsil yerine temsil değiştirme (tablodan denkleme, denklemden grafiğe). Bu, tam olarak evre 3'ün ürettiği beceridir; yani Maarif dili, evre 3'ü atlayan öğrenciyi daha da cezalandıracaktır. İkincisi: veriyle çalışma başlığı, üstel fonksiyon ve logaritma sorularını gerçek bağlamlı problem kılığına sokar — nüfus artışı, faiz, bozunma. Uzun köklü soruyu koşul koşul işaretleyerek okuma alışkanlığı, süreye yenilen öğrenci için ilaç niteliğindedir. Yeni nesil sorulara eski nesil eğitimle hazırlanılmaz derken kastettiğimiz tam buydu.

Fermat'ta bu ritim kimin gözetiminde işler?

Dört evre kâğıt üzerinde her öğrencinin uygulayabileceği bir şeydir; sahada işlemesi tek soruya bağlıdır: her konunun hangi evrede olduğunu kim, hangi sıklıkla, hangi veriyle okuyacak? Öğrencinin kendisi bunu zor görür — evre 3'ü atlayan öğrenci kendini "konuyu bilen" sanır ve haklıdır da; bilmediği şey evredir. Bu yüzden teşhisin dışarıdan gelmesi gerekir. Eğitim modelimizi anlatan yazımızda ilkeyi koymuştuk: temas insandan, görüş alanı sistemden.

Cuma günü Türkiye geneli denemesinin raporu öğrenciye "matematik 14 net" olarak değil, konu ve yanlış türü kırılımıyla gelir; kurumumuzun kendi geliştirdiği yapay zekâ altyapısı FermatAI, bu raporu öğrencinin haftalık çalışma verisi ve ders dışı sorduğu sorularla birlikte okur ve her konu için bir evre tahmini üretir — "integral hâlâ evre 1'de görünüyor, türev evre 3'e geçmiş, trigonometride yalnız süre" gibi. Bu tahmin bir karar değil, bir brifingdir; pazartesi koçluk görüşmesinde rehber öğretmen ve öğrenci masaya oturur, karar insan tarafından verilir ve haftanın planı evrelere göre yazılır. Karar birebir gerektiriyorsa — özellikle evre 3'te uzun süre takılan öğrencide, çünkü çok adımlı çözümde nerede kopulduğunu ancak yanında oturan öğretmen görür (VanLehn, 2011) — branş öğretmeniyle çalışma kurulur. Ertesi cuma yeniden ölçülür; evre değiştiyse çalışma değişir. Bloom'un (1984) birebir öğretim bulgusunu bu döngünün içine yerleştirdiğimizde ortaya çıkan şey, koçluk ve deneme kulüplerinin tek başına neden yetmediğini anlatan yazımızdaki cümlenin somut hâlidir: parçalar değil, döngü.

Sonuç: konuyu bitirmek değil, evre atlatmak

AYT matematik, konu listesi bitirme yarışı değildir; her konuyu birinci evreden dördüncüye taşıma işidir. Aynı saat, doğru evreye konduğunda haftalar değerinde çalışır; yanlış evreye konduğunda "çalışıyorum ama olmuyor" hissini üretir. Bu yazı, "türev bitti mi?" sorusunu "türev hangi evrede?" sorusuyla değiştirmenizi ister — ve o soruya her hafta yeniden cevap vermenizi. Kendi denemenizle bu teşhisi birlikte koymak isterseniz kurumumuza bekleriz: 0546 260 54 46.

Başlıca kaynaklar

Sweller & Cooper (1985), The Use of Worked Examples as a Substitute for Problem Solving in Learning Algebra, Cognition and Instruction 2(1) · Rohrer & Taylor (2007), The Shuffling of Mathematics Problems Improves Learning, Instructional Science 35(6) · Bjork & Bjork (2011), Making Things Hard on Yourself, But in a Good Way · Schoenfeld (1985), Mathematical Problem Solving, Academic Press · Pólya (1945), How to Solve It, Princeton University Press · Sweller (1988), Cognitive Load During Problem Solving, Cognitive Science 12(2) · Chi vd. (1989), Self-Explanations, Cognitive Science 13(2) · Ericsson, Krampe & Tesch-Römer (1993), The Role of Deliberate Practice, Psychological Review 100(3) · Hattie & Timperley (2007), The Power of Feedback, Review of Educational Research 77(1) · Ramirez vd. (2011), Math Anxiety and Working Memory, Journal of Cognition and Development · VanLehn (2011), The Relative Effectiveness of Human Tutoring, Educational Psychologist 46(4) · Bloom (1984), The 2 Sigma Problem, Educational Researcher 13(6) · T.C. MEB (2024), Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli — Öğretim Programları

Sık sorulan sorular

Konuyu biliyorum ama AYT sorusunu çözemiyorum; bu bilgi eksiği mi?

Çoğunlukla değil; üçüncü evrenin (karışık pratik) atlanmasıdır. Konu testi sorunun hangi konudan geldiğini başlığıyla söyler, deneme söylemez. Çözüm konu tekrarı değil, karışık ve gerekçeli soru setleridir.

Çözümlü örnek okumak zaman kaybı değil mi?

Yeni konuda tam tersine en verimli çalışmadır (Sweller & Cooper, 1985). Kural: örneği okumak değil, her adımını kendine açıklamak; ardından adımları silinmiş 'solan' örneklerle boşlukları kendi doldurmak.

Günde kaç AYT matematik sorusu çözmeliyim?

Sayı ölçüt değildir; hangi evrenin çalışıldığı ölçüttür. Evre 3'te on beş karışık ve gerekçeli soru, altmış aynı tip sorudan fazlasını üretir. Süreli prova ayrı bir seanstır ve haftada bir yeter.

Hangi konudan başlamalıyım?

Fonksiyon–polinom–ikinci derece omurgasından; limit, türev ve integral bu omurganın dilini konuşur. Trigonometri, logaritma, diziler ve olasılık analize paralel yürütülebilir. Önkoşulu oturmamış konuya girmek yükü taşırır.

Maarif Modeli AYT matematiği nasıl etkiledi?

Program çıktıyı beş alan becerisiyle tanımlar; sınav bu dile yaklaştıkça sorular tek işlem değil, temsil değiştirme ve gerekçelendirme ister. Bu, karışık pratik evresini atlayan öğrenciyi daha çok zorlar.

Bu ritim Fermat'ta nasıl işliyor?

Cuma Türkiye geneli denemenin konu-yanlış türü raporu, FermatAI'nin konu başına evre tahmini, pazartesi koçluk görüşmesinde insan kararı, gerektiğinde branş birebiri ve ertesi cuma yeniden ölçüm. Randevu: 0546 260 54 46.

Yorumlar


bottom of page